üye adı:   parola: hatırla
üye ol
unuttum

Kayseri Tarihi Eserler ve Müzeler

KALELER

Kayseri Kalesi

Kayseri kalesinin kuzey yönünü tutan surlar ilk defa V. Asırda Roma İmparatorluğu Justinien tarafından ve onu takip eden istilalar sonunda büyük yıkımlarla karşı karşıya kalmıştır. Bugün pek az bir kısmı ayaktadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat kaleyi bugünkü görünüşüyle yeniden inşa ettirmiştir. Sonradan Karamanoğulları ve Osmanoğullarının kaleyi tamir ettikleri burçlar üzerindeki kitabelerden anlaşılmaktadır. Kalede bulunan 835-1431-1442 tarihli bir kitabede Karaman Beyliklerinden Pir Ahmet'e ait bulunmaktadır. Kayseri kalesi iç ve dış olmak üzere iki kısımdadır. Dış kale geniş bir sahayı kaplamakla beraber bugün harap bir haldedir. Dış kalenin muhtelif burçları ve Sivas Kapısı, Meydan Kapısı, Boyacı Kapısı isimlerinde çeşitli kapılar vardır. Kalenin doğusunda Alaaddin Keykubat tarafından 1224 tarihinde tamir ettirilen Yoğunburç, kalenin belkemiğini teşkil etmektedir. İç kale ise dört köşelidir. Beher yönün uzunluğu 500 m. dir. Dış kaleye nispeten daha iyi muhafaza edilmiş durumdadır. İç kalede 19 burç vardır. Güneye bakan kapısının iki tarafında Selçuklulara ait birer aslan heykeli göze çarpar. Kalenin kuzey kapısından Kağnı Pazarına çıkılır.

Develi Kalesi

Kayseri'ye 87 Km. uzaklıkta ve Kayseri'nin güney batısına isabet eden Develi İlçesinin yukarı Develi Mahallesindedir. Kale 3. Zamana ait kireçli arazinin dimdik kesip ayırdığı yalçın yamaçlı bir kaya üzerine inşa edilmek suretiyle araziye uydurulmuştur. Kapladığı saha 1.5 Km2'ye yakındır. Kale yapısı tarzı bakımından Bizanslılara ait olduğu tahmin edilmektedir. Bugün iki burcu güneye bakan sütunlarıyla ayaktadır. Dış kapısında dehlizler, su sarnıçları ve yapı enkazları bulunmaktadır. Kale içme suyunu, eteğindeki Vak Vak ve Kul Kul kaynaklarından temin etmektedir. Kalenin stratejik kaidelere göre inşa edildiği, etek verdiği ovadan zamanında büyük bir kervan yolunun geçtiği rivayet edilmektedir.

Öksüt Kalesi

Develi İlçesinin Öksüt köyünde ve aynı isimdeki derenin yamacında halk dilinde (Öksüt Kalesi) denen bir yer vardır. Burada dik kayaların karnına oyulmuş konutlar mevcuttur. Bunların yukarısında büyük kayanın üzerinde elinde mızrağı ile bir ejderha olan Eti Kabartması vardır. Kaleye kayalıklar arasından dar bir kapıdan girilir. Burasına Etilerin bir müstahkem mevkii olduğu söylenir.

Akkışla Kalesi

Kayseri'ye 85 Km. uzaklıkta kuzey/doğu yönünde ve Akkışla ilçesindedir. Burası kervan muhafaza eden bir karakol zannedilmektedir.

Zengibar Kalesi

Kayseri'ye 70 Km. uzaktadır. Bugün harap bir vaziyette olan ve bir kaç kemer taşından ibaret olan kale, Gülek Boğazı ile Kayseri Ovası arasındaki boğazda önemli bir stratejik noktanın bekçiliğini senelerce yapmıştır.

Viranşehir Kalesi

Pınarbaşı'na bağlı Viranşehir köyündedir. Kale orta çağlara ait olup, bugün harap bir vaziyettedir.

Zamantı Kalesi

Pınarbaşı İlçesi Melikgazi Köyü'nde yüksek bir tepeye inşa edilmiş Selçuklu dönemi eseridir.

Hisarcık Kalesi

Bizanslılar tarafından Kayseri'nin uzaktan korunması için Hisarcık Kasabasında İnşa edilmiştir.

Zırha Kalesi

Etiler Döneminde Kızılırmak Üzerine inşa edilmiş bu kale Amarat ve Çukur arasında bulunmaktadır.

Hıdırilyas Köşkü

Erkilet kasabasındadır. 13 y.y. da yaptırılmış bir Selçuklu eseridir.

KÜMBETLER

Döner Kümbet

Talas yolu üzerindedir. Şah Cihan Hatun Kümbeti de denir. Kapıya bitişik düzeyler üzerinde dallara bezenmiş bir kalenin ortasında aslan başı vardır. Giriş kapısını süsleyen kabartmaların üzerinde geometrik şekillerin ortasında bir mermer taş yerleştirilmiştir. Ortaya yazılan iki satırlık kitabede türbenin Şah Cihan Hatuna ait olduğu ve 12. Asır ortalarında Şah Cihan Sultan tarafından yaptırıldığı yazılıdır.

Çifte Kümbet

Kayseri'ye 1 Km. uzaklıkta Sivas yolu üzerinde iki kümbet vardır. Bunlardan birisi iz bırakmadan harap olmuştur. İkincisi oldukça iyi korunmuş ve bugün ayaktadır. Binanın yüzeylerine çizilmiş kemer bentleri, köşe sütunları geometrik süslemeli ve kapı üstü arı peteği biçiminde oymalıdır. Binaya çeviren bir kuşağın üzerine Kur'an Ayetleri yazılmıştır. 1247 yılında Melike Adile Hatun adına kardeşleri tarafından yaptırılmıştır.

Hatun Hunat Kümbeti

Hunat Medresesi'nin güney doğusundaki odanın dış duvarına sonraları açılmış bulunan bir kapıdan sekiz köşeli bir salona girilir. Bu salonda yan yana üç mezar dizilmiştir. 1. Prenses Mahperi Hatun'a, 2. Gıyaseddin Keyhüsrev'in kızı Selçuk Hatun'a 3. kime ait olduğu bilinmemektedir. Bu sandıklardan hiç birine tarih konulmamıştır.

Sırçalı Kümbet

İsminden (Sırça) çinilerle bezenmiş olduğu kanaatini veriyor. Binanın tepesi adi duvar taşlarıyla yapılmıştır. Bu tepenin çinilerle kaplanmış olduğu muhtemeldir. Giriş kapısının üzerinde bir kitabe yazılmak için konan mermere hiç bir şey yazılmamıştır.

Gevher Nesibe Hatun Kümbeti

Şifaiye ve Gıyasiye Medreselerinin içindedir. 1205 yılında Gevher Nesibe Hatun adına Gıyaseddin Keyhüsrev II tarafından yaptırılmıştır.

Hoca Hasan Kümbeti

Selçuklu vezirlerinden Hoca Hasan tarafından 1202 yılında yaptırılmıştır.

Ali Cafer Kümbet

Gültepe Parkı yanındadır. Ertanoğullarına aittir.

Köşk Kümbeti

1341 yılında Alaaddin Ertanay tarafından yaptırılmıştır.

Emir Şahap Kümbeti

Yanıkoğlu Mahallesindedir. 1281 yılında yapılmıştır.

Kutlu Hatun Kümbeti

Gavremoğlu Mahallesindedir. 1305 yılında yapılmıştır.

Emir Erdoğmuş Kümbeti

1346 tarihlidir. Seyyid Burhaneddin mezarlığı yanındadır.

Emir Sultan Kümbeti

Emir Sultan İzzettin'e aittir. Emir Sultan M0ahallesindeki mescit yanındadır. 1397 tarihlidir.

Lala Mustafa Muhlishiddin Kümbeti

Lala Muhlishiddin Paşa'ya aittir. Lala Paşa Camii yanındadır. 1307 tarihlidir.

Avgunlu Kümbeti

1193 yılında yapılan bu kümbet sekiz köşeli piramit çatı ile örtülü bir odası ve alt katta bir beşik tonozla örtülen mezar bölümü vardır.

Emir Ali Kümbeti

Talas yolu üzerinde Alaca Mescit mahallesindedir.

Seyit Şerek Kümbeti

Develi'de Camii Kebir Mahallesindedir. Mermer kitabesine göre 675 H. 1276 M. yılında Seyit Şerif namına yaptırılmıştır. İçerisinde Develi oğullarına ait mezar kitabeleri görülür.

Melikgazi Medresesi ve Türbesi

Kayseri'nin İslamlar tarafından zaptından sonra inşa edilen Ulu Camii ile yanındaki Danışmendoğulları Medresesidir. Danışmendliler'in III. Hükümdarı Mehmet Gazi tarafından inşa ettirilmiştir. Buna bitişik olarak da kendi türbesi bulunmaktadır. Medrese yok olmuş fakat türbe halen mevcuttur.

HANLAR

Sultan Hanı

Sivas yolu üzerinde, şehri 47 Km. uzaklıktadır. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat zamanında (1232-1236) yıllarında yapılan bu muazzam binanın kitabesi yoktur.

Karatay Hanı

Kayseri-Malatya yolu üzerinde, Kayseri'ye 80 Km. mesafede Bünyan'ın Karadayı köyündedir. Bol motiflerle süslü kapıların üzerindeki kitabelerden bu hanın, Selçuklu vezirlerinden Celaleddin Karatay tarafından yaptırıldığı ve 1240'da tamamlandığı öğreniyoruz.

Karamustafa Paşa Kervansarayı

Vezir Merzifonlu Karamustafa Paşa (ölüm 1683) tarafından İncesu'da bir külliye ile birlikte (diğerleri; çarşı, medrese, hamam ve Camii) yaptırmıştır. Avlunun üç tarafı revak sırası ile çevrilidir. Büyük kapılı salonu tonozlarla örtülüdür. Salonda ve avluda han duvarlarının iç yüzüne sıra halinde ocaklar ve ocakların yanında sağır nişler yaptırılmıştır.

Vezir Hanı

Kapalı çarşının yanında bulunan bu han Damat İbrahim Paşa tarafından 1727 yılında yaptırılmıştır. İlginç mimarisiyle dikkat çeken hanın ortasında bir çeşme vardır. Han iki katlıdır.

Pamuk Han

Kapalı çarşının batı tarafında bulunan Pamuk Han'ın Karamustafa Paşa zamanında yapıldığı sanılmaktadır. İki katlı bina eskiden olduğu gibi bugünde pamukçular tarafından kullanılmaktadır.

HAMAMLAR

Hunat Hamamı

Mahperi Hatun tarafından 1237 yılında yaptırılmıştır.

Sultan Hamamı

Selçuk hükümdarlarından Gıyaseddin Keyhüsrev I. Kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan tarafından 1205 yılında yaptırılmış, yıkık bir vaziyettedir.

Külük Hamamı

Külük Şemseddin tarafından 1334 yılında yaptırılmıştır. Günümüzde yıkılmış durumdadır.

Caferbey Hamamı

Ertanayoğullarından Cafer Bey tarafından yaptırılmıştır.

Kadı Hamamı

1548 yılında Bedreddin Mahmut Kadı tarafından yaptırılmıştır.

Selehattin Hamamı

1590 tarihinde yaptırılmış olan bu hamamdan Evliya Çelebi Seyahatnamesinde de bahsedilmektedir.

ÇEŞMELER

Sahabiye Çeşmesi

1266 yılında Selçuk vezirlerinden Sahip Ata Fahrettin Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Pamukhanı Çeşmesi

Kadı Burhanettin'in yeğeni Meliki Müeyyit tarafından 1398'de yaptırılmıştır. Pamukhanı yanındadır.

Oduncu Çeşmesi

Oduncu Murat Bey tarafından 1852'de yaptırılmıştır.

Şizmenli Çeşmesi

İshak Çelebi 1650'de yaptırmıştır.

Asmalı Çeşme

Kadı Burhanettin zamanında kalan bu tek eserin, üç satırlık bir kitabesi vardır. Hicri 792 tarihli kitabe çeşmenin Kadı Burhaneddin'in hemşeri zadesi Şeyh Müeyyed tarafından yaptırıldığı belirtir.

BEDESTEN VE ÇARŞILAR

Bedesten

Üç büyük kubbe ve bunun yanında ufak kubbeciklerden meydana gelmiş bu eserin doğu, batı kuzey yanında olmak üzere 3 kapısı vardır. Kuzey tarafındaki eski pamukçular çarşısına açılan kapının üzerindeki mermer kitabede kurucusu olan Kayseri Emiri Mustafa Bey Bini Abdühay Bey tarafından 1497 yılında yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Pirinçciler Çarşısı

Bu çarşı 1512 yılında halk tarafından yaptırılmıştır.

Hacı Efendi Çarşısı

Bu çarşı 1844 yılında halk tarafından yaptırılmıştır.

Kapalı Çarşı

1859 yılında halk tarafından yaptırılan bu çarşı 100.000m2 lik bir alan üzerindedir.

Kazancılar Çarşısı

Kapalı Çarşı'nın paralelinde halk tarafından yaptırılmıştır.

MÜZELER

Etnografya Müzesi

Müze binası Selçuklu Devleti'nin büyük Sultanı I. Alaaddin Keykubat'ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hatun'un ismini taşımaktadır. Zamanında medrese olarak kullanılan bina, Camii, hamam ve türbeden oluşan Hunat Hatun Külliyesinin bir parçasıdır. Kitabesi yoktur. Ancak 1238 yılında inşa edileceği bilinen Camiiden önce yapılmış olduğu mimari yapılarından anlaşılmaktadır.

Medrese Anadolu Selçuklu Mimarisinin açık avluluk, iki eyvanlı tipinin en iyi örneklerindendir. Giriş batı yöndedir. Yüksek kemerli ve iki yanında küçük nişler bulunan ana portal giriş eyvanına açılır. Eyvanın yanına kare odalar konulmuştur. Köşelerde iki dikdörtgen salon vardır. Yan ceplerinde birbirine eş büyüklükte ( 4.00 x 2.60 m) sekizerden 16 hücre oda bulunmaktadır. Giriş kapısının karşısında ise ortada ara eyvan, solunda kışlık dershane olarak kullanılmış olan büyük bir salon, sağında ise iç içe 3 odadan oluşan bir kısım yer alır. Buradaki odadan bir merdivenle türbeye geçilir. Türbede 3 lahit bulunmaktadır. Birincisi Mahperi Hatun'a, ikincisi torunu Selçuk Han'a ait olup, üçüncü lahitin kime ait olduğu bilinmemektedir. Medresenin avlusu revakla çevrilidir. Ortada birer havuz bulunmaktadır.

1969 tarihinden itibaren onarımı sürdürülerek, Kayseri ve yöresinin tarihi ve kültürel değerlerini sergilemek üzere düzenlenen müze binasında; çini ve seramikler, ateşli ve kesici silahlar, ahşap ve madeni eşyalar, cam eşyalar, bakır ev eşyalar, yazma eserleri, ahşap eserler, İslami para ve madalyonlar halı ve kilimler, kadın ve erkek kıyafetleri, takı ve süs eşyaları sergilenmektedir.

Arkeoloji Müzesi

Gültepe parkı yanında bulunan bu müze M.Ö. 3000-5000 yılları arasında Kayseri ve Civarında yaşayan medeniyetlerin bıraktığı eserleri ihtiva etmektedir. Müzedeki eserlerin büyük bir bölümü Kültepe'den (Kayseri'ye 22 Km. uzaklıkta) çıkan eserler oluşturmaktadır. Müze salonuna girişte solda yer alan iki vitrinde eski tunç çağma ait pişmiş topraktan yapılmış vazolar ve boyalı seramikler sergilenmektedir.

Birinci salonda teşhir edilen mermer (birli, ikili, üçlü) ve bu salonunu ortasındaki iki vitrinde de bu devre ait taştan yapılmış idoller siyah taştan mühürler bu devrin önemli buluntuları arasındadır.

Müze salonuna girişte sağ tarafta yer alan birinci salonda Asur Ticaret Kolonileri devrine ait eserlere aynı salonda Hitit Çağına ait eserler sergilenmiştir. Bu çağa ait pişmiş topraktan ticari amaçlı Asurca tabletler, at nalı biçiminde ocak, sıvı maddeler için gaga ağızlı, yuvarlak ağızlı ve gonca ağızlı testiler, meyvelikler, süzgeçli kaplar, Rython denilen içki kapları, üzüm salkımı biçimli kaplar, iki kulplu vazolar, mutfak kapları, taştan biley taşı, bronzdan balta mızrak uçları ve madenleri eritmede kullandıkları tokalar Asur Ticaret Kolonileri devrinin önemli eserleridir.

Asur Ticaret kolonilerinin ortadan kalkmasından sonra M.Ö. 1700 yıllarında Anadolu'da Hititler egemenliklerini sürdürmeye başlamışlardır. Mimari yapılarda Hitit Sanatının özelliği olan (ORTOSTAS) dik duvar kabartmalı taş eserler önemlidir. Hitit Kralı IV. Tuthalya'nın Hiyeroglif ile ismi yazılı arması da müzede sergilenmektedir. Ayrıca bu döneme ait siyah taştan mühür, bronzdan mızrak ucu, damga mühür birinci salonda sergilenmektedir.

Kültepe'de bulunmuş pişmiş topraktan yapılmış geometrik süslü kapla, kandiller önemli Helenistik-roma eseridir. Ayrıca bu salonda Roma Çağına ait mermerden heykel parçaları, altın ve değerli taşlardan ziynet eşyaları, taştan kolyeler camdan vazolar, mermer sfenks ve o tümülüs mezarlardan çıkartılmış (Altın gümüş, pişmiş topraktan) mezar hediyeleri, bronz tanrı figürleri Kapadokya Krallığından başlayarak, Roma Cumhuriyet Devri, Roma İmparatorluk Devri ve Bizans İmparatorluk Devrine ait klasik (altın, gümüş, bakır) sikkeler kronolojik bir sıraya göre sergilenmiştir. İkinci salon ortasında mermerden kadın, erkek heykelleri ortada küçük lahit, ikinci salonun girişinde pişmiş topraktan yapılmış lahit, pirinç lahit müzede sergilenen önemli Roma eserleridir.

Küçük tepe'de bulunmuş pişmiş topraktan yapılmış geometrik süslü kapla, kandiller önemli Helenistik-Roma eseridir. Ayrıca bu salonda Roma çağına ait mermerden heykel parçaları, altın ve değerli taşlardan ziynet eşyaları taştan kolyeler, camdan vazolar, mermer sfenks ve o dönemde ölen zengin kişilerin ölünce bütün eşyalarıyla beraber mezara konulmasını gösteren tümülüs mezarlardan çıkartılmış (Altın, gümüş, pişmiş, topraktan ) mezar hediyeleri, bronz tanrı figürleri Kapadokya Krallığından başlayarak, Roma Cumhuriyet Devri, Roma İmparatorluk Devri ve Bizans İmparatorluk Devrine ait klasik (altın, gümüş, bakır) sikkeler kronolojik bir sıraya göre sergilenmiştir. İkinci salon ortasında mermerden kadın, erkek heykelleri ortada küçük lahit, ikinci salonun girişinde pişmiş topraktan yapılmış lahit, pirinç lahit müzede sergilenen önemli Roma eserleridir.

Tıp Tarihi Müzesi

(Gevher Nesibe Sultan Darü'şe Şifası ve Tıp Mektebi) Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan'ın kızı olan Gevher Nesibe Sultan babasından kalan miras ile namını bir hastane kurulmasını vasiyet etmiştir. Kardeşi Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1205 yılında inşa ettirilmiştir. Bu gün Darüş-Şifa ve Tıp Mektebi'nin adına Kayseri Erciyes Üniversiteni bağlı bir Tıp Fakültesi kurulmuş bulunur. Darüş-Şifa ve Tıp Mektebi'nin adına Kayseri Erciyes Üniversitesine bağlı bir Tıp Fakültesi kurulmuş bulunur. Darüş-Şifa müze binası olarak kullanılmaktadır. Bu müzede ilaç yapımında kullanılan aletler, reçetelerden örnekler, tıbbi kitaplar ve tıpla ilgili diğer dokümanlar sergilenmektedir.

Ahi Evran Zaviyesi, Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi

Müzede Kayseri yöresine ait el sanatları takım aletleri sergilenmektedir.

Kültepe-Kaniş-Karum Açık Hava Müzesi

Kayseri-Sivas karayolunun 20 Km.sinde yolun 2 km kuzeyindedir.Yüksekliği 22 çapı 500m.yi bulan bir höyük tepe ile onun etrafını Karum adı verilen aşağı şehirden ibarettir.

Soğanlı Açık Hava Müzesi

Yeşilhisar ilçesi Soğanlı Köyü sınırları içerisindedir. Aşağı ve Yukarı Soğanlı olarak ikiye ayrılan yöre, kaya kilise ve mağaraların günümüz konutlarıyla iç içe olduğu, yeşillikler arasında bir açık hava müzesidir.

Erdemli

Yeşilhisar'ın Erdemli köyü sınırları içerisindedir. İçerisinde manastır, kiliseler ve kaya mekanları bulunan bu vadi, Göreme, Zelve, Soğanlı ve Ihlara vadilerine benzemekte olup, göz kamaştırıcı bir tabiata sahiptir.

KENT MÜZESİ

Yaklaşık 400 m²'lik bir alanda kurulmuştur. 12 ayrı bölümde, 82 ekran monitörlerde Kayseri ile ilgili aşağıdaki konular 6'şar dakikalık Video Prodüksiyonlar ile sunulmaktadır.  Bunlar: " Kayseri Tarihi " – " Tarihi Eserler "  - "Coğrafya ve Nüfus" – "Kayseri Mutfağı "  -  "Doğal Güzellikler "  - "El Sanatları " -  "Modern Kayseri " – " Kent ve Eğitim " -  "Erciyes " -Tarım ve Ticaret" -  "Konut Mimarisi ve Bağ Kültürü "  - " Sanayi Şehri Kayseri " gibi konulardan oluşmaktadır.

Bu monitörler IBM bilgisayarlardan oluşan bir Network üzerine kurulu "Müze Yönetim Sistemi" programı tarafından kontrol edilmektedir. Böylece değişik ziyaretçi grupları için farklı tarzda sunular, ziyaretçilere gösterilebileceği gibi, bilgisayarların yönetimi, ziyaretçiye mesaj verme gibi birçok ilave işlemde yapılabilmektedir. Müzeye gelen her ziyaretçinin kaydı, giriş bankosunda,  "Müze Giriş Kontrol Sistemi" programı ile yapıldıktan sonra, isteğe göre Türkçe veya İngilizce Ses Cihazı ve Kulaklık verilmektedir.  Ardından, ziyaretçi hangi monitörün önüne geçerse o monitörün sesini alabilmektedir. Dolayısıyla sunumlara ait sesler birbirine karışmadan, her ziyaretçi seçtiği dilde, sunumları rahatça dinleyebilmektedir.  

Müzenin Orta bölümde 5 metre çapında 1/1000 ölçekli Kayseri Kent Maketi bulunmaktadır. Maketin dış kenarında 3 adet dokunmatik Kiosk yerleştirilmiştir. Maket, Kayseri merkezinin 5 km çapındaki fiili yapılaşmasını göstermektedir. Ayrıca  okullar, sağlık kuruluşları, tarihi, resmi ve askeri binalar farklı renklerde yapılarak daha çabuk görülebilmeleri sağlanmıştır. Kiosklarda "Kent Rehberi" programı çalışmaktadır. Burada da 12 ana başlık ve bunların detayları olan alt başlıklar bulunmaktadır. Ziyaretçiler sadece ekrana dokunarak, Kayseri ile ilgili öğrenmek istedikleri her türlü rehber ve tanıtım bilgisine ulaşabilmektedirler. Bunlar; Belediyemiz, Harita, Resmi Kurumlar, Kültür, Turizm, Sağlık, Eğitim, Ulaşım, Ekonomi, Konaklama, İlçeler ve Spor başlıklarından oluşmaktadır.Ziyaretçiler istediği, herhangi bir otel veya şehirdeki diğer önemli yerler hakkında bilgi alıp, hatta harita üzerinde yerini ve en kısa yolu uydu fotoğrafı üzerinden görebileceği gibi, istediğinde  bunlara benzer binlerce konudaki bilgiyi bu kiosklardan alabilmekte, firma adreslerini öğrenebilmekte  ve Kayseri Plan ve Uydu Haritası üzerinde inceleme yapabilmektedirler.  Ayrıca,  plazma ekranda da kentle ilgili kısa metrajlı tanıtım filmlerini izleyebilmektedirler.

Kent ile ilgili daha detaylı bilgi almak isteyenler ise; Kent Bilgi Kioskundan faydalanabilmektedirler. Bu kioskta Kayseri ile ilgili her türlü detaylı bilgiyi,  ister ekrandan,  isterse yazılı olarak ücret  ödemeden alabilmektedirler. Kayseri'ye gelen bir turist ya da ziyaretçi, bu müzeyi gezerek tüm Kayseri'yi öğrenebilir, nereleri gezmesi gerektiği hakkında bilgiler alabilir, kolaylıkla Kayseri'yi kısa sürede tanıma imkanına sahip olabilir.

MİMARSİNAN MÜZESİ

Bu katta kent müzesinden farklı olarak, Mimar Sinan'ın önemli eserlerinin maketleri de sergilenmekte ve  6 ayrı bölümde Mimar Sinan ile ilgili sunumlar yapılmaktadır. Bunlar; " Mimar Sinan'ın Hayatı "  -" Sinan ve Süleymaniye " – " Sinan'da Sivil Mimari " – " Sinan ve Selimiye " -        " Sinan'ın Sanatı ve Eserleri "  - " Sinan'ın Yurtdışı Eserleri "  başlıklı  6 'şar dakikalık Video Prodüksiyonlar olup, 82 ekran monitörlerle izlenebilmektedir. Ayrıca bu bölümde Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden olan;  - " Süleymaniye Külliyesi "  - " Selimiye Külliyesi "  -      " Edirne Kapı Mihrimah Sultan Külliyesi "  - " Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi "–"Haseki Külliyesi" – " Kayseri Kurşunlu Camii "  ve " Mağlova Kemeri " gibi yapıtların maketleri de bulunmaktadır. Mağlova Kemeri sabit olup, diğerleri dairesel olarak hareket etmektedir. Mimarsinan Müzesinin  ses sistemi de, Kent Müzesi'ndeki gibidir. Ziyaretçiler ister maketler olsun, isterse monitörler, hangisinin önünde iseler onun anlatımını  dinleme cihazı yardımıyla duyabilmektedirler.

Plazma ekranda Mimar Sinan ile ilgili belgesel filmler sunulmakta ve dev ekranda projeksiyon cihazı ile Mimar Sinan'ın eserleri  Slayt Show şeklinde gösterilmektedir.


Kaynak: Kayseri Çevre ve Orman Müdürlüğü